Bilim-Teknoloji

Dünya Hızla Kirleniyor: Çevre Kirliliği

Çevre Kirliliğine önlem alınmazsa çok yakında su savaşları başlayacak

Çevre Kirliliği ile tatlı su kaynakları hızla yok olmakta ve böyle giderse sadece 50-100 yıl sonra su savaşları başlayacağı kaçınılmazdır! Tarihin ilk dönemlerinden beri insanlar çevrelerindeki doğal kaynakları kullanma eğilimindedir. Orman, demir, kömür, petrol gibi doğal kaynaklar doğru bir şekilde kullanılmaz ise çevre kirliliğine yol açar. Doğal kaynakların doğru kullanılmaması diğer doğal kaynaklara da zarar vermektedir. Bu zararlar; su kaynaklarının yok olması, hava kirliliği gibi olaylara yol açmaktadır.

Günümüzde çevre kirliliği uluslararası ilişkilere de zarar vermektedir. Özellikle Ortadoğu coğrafyasında gündemden düşmeyen su kıtlığı ve ülkeler arası su sorunları çevre kirliliğinin bir sonucudur. Çevre kirliliği sadece su sorununu beraberinde getirmez, insan sağlığını da riske atmaktadır. Havada asılı kalan partiküller solunum yolu hastalıklarına yol açmakla beraber; hastalıkların da uzun sürmesine neden olur.

Çevre Kirliliği Nedir?

Çevre kirliliği, endüstriyel fabrikaların, otomobillerin veya evsel atıkların ortaya çıkardığı; katı, sıvı ve gaz gibi atıkların ortaya çıkardığı kirliliktir. Dünya üzerinde yaşayan canlı veya cansız varlıkları olumsuz bir şekilde etkiler. Hava, su ve toprağın yapısını bozar, çeşitli hastalıklar meydana gelir.

Çevre Kirliliğinin Nedenleri?

İnsanlar çevre kirliliğinin başlıca nedeni ve tek sorumlusudur. Artan dünya nüfusu ve bilinçsiz tüketim; ekolojik sistemin bozulmasına neden olur.  Ekolojik sistemin bozulması beraberinde birçok felaket getirir. Kendi kendini yenileyebilen dünyada, insanların çevreye zarar vermesi sonucu dünya kendi kendini yenileme kabiliyetini hızla kaybetmektedir.

Gelişen teknoloji ve endüstrileşme çevre kirliliğinedenlerinden birisidir. Otomobil, uçak, fabrika gibi çeşitli araçların bıraktığı katı atık hava, gürültü ve ışık kirliliğine neden olmaktadır. Dünya nüfusunun her geçen gün artması; ihtiyaçların her geçen gün artmasına neden olur. Bu ihtiyaçların artması beraberinde yeni teknolojik ürünlerin ortaya çıkması veya yeni endüstri fabrikalarının kurulmasına neden olur.

Genel olarak toplayacak olursak çevre kirliliğinin nedenleri şu şekilde sınıflandırılabilir;

  • Göçler ve düzensiz yerleşim
  • Enerji, su, kağıt, kömür ve diğer kaynakların kullanımının artması
  • Ormanların yok edilmesi
  • Isınma kaynakları (kömür, doğalgaz gibi)
  • Motorlu araçlar
  • Maden ve taş ocakları
  • Teknolojik cihazların kullanımının artması ile radyasyonun artması
  • Gürültü
  • Kaçak avlanma
  • Tarım alanlarının yanlış kullanımı
  • Kullanılan atıkların geri dönüştürülebilir olmaması
  • Geri dönüşüm tesislerinin ve sistemlerinin yeterli olmaması

Durumu daha iyi anlaşılması için aşağıda tablolar ile anlatıldı.

Aşağıdaki tabloda Türkiye’nin son 10 yıllık nüfusunu görebilirsiniz;

Yıl

Nüfus

2009

72.561.312

2010

73.722.988

2011

74.724.269

2012

75.627.384

2013

76.667.864

2014

77.695.904

2015

78.741.053

2016

79.814.871

2017

80.810.525

2018

82.003.882

2019

83.154.997

Tablodan da görüldüğü gibi Türkiye nüfusu son 10 yıldaki nüfusu 10 milyondan fazla artmıştır. Bu durum bize ihtiyaçların arttığını gösterir. Aşağıdaki tablolarda ise bin kişi başına düşen otomobil sayısı yer almaktadır.

Yıllar

Türkiye’de Bin Kişi Başına Düşen Otomobil Sayısı

2009

98

2010

102

2011

109

2012

114

2013

121

2014

127

2015

134

2016

142

2017

149

2018

151

2019

150

TÜİK’in resmi verileri olan tabloda son 10 yılda bin kişi başına düşen otomobil sayısı gösterilmektedir. 2019 yılında bin kişiye 98 otomobil düşerken 2019 yılında bu sayı 150 olmuştur. Görüldüğü üzere nüfus artmış ve ihtiyaçlarda artmıştır.

Türkiye’de havaalanlarına iniş kalkış yapan uçak sayısı 2020 yılı ocak ayına göre;

Hatlar

2020 Yılı Ocak Ayında İniş Kalkış Yapan Uçak Sayısı

İç Hatlar

67.158

Dış Hatlar

43.473

2020 yılının ocak Ayında taşınan toplam yolcu sayısı 13 milyon 952 bin 310 ‘dur. Uçaklardan havaya salınan gazlar hava kirliliğinin en büyük sorunudur.

Çevre Kirliliği ‘nin Sonuçları

Çevre kirliliği sorununun en önemli sonucu iklim değişikliğidir. Metan ve karbondioksitin havaya salınması ile ‘‘ozon tabakası’’ olarak adlandırılan tabakanın incelmesi sonucu UV dünyaya düşen UV ışınları ile cilt kanseri, katarakt ve bağışıklık sistemi hastalıkları artmaktadır. Bu ışınların sadece insanlar üzerinde değil bitki ve hayvanlar üzerinde etkisi de büyüktür. Bu ışınlar yeşil bitkilerin büyüme sürecine engel olur. Temel gıda ürünlerinin tümü bu ışınlardan büyük oranda etkilenmektedir. Bu da devamında kıtlığı getirir. Hayvanlarda ise çeşitli hastalıklara neden olur.

Çevre kirliliğinin açtığı sorunlardan birisi kuraklık ve iklim değişikliğidir. Ozan tabakasının delinmesi ve küresel ısınmanın bir sonucu olan kuraklık dünya üzerindeki su kaynaklarını, tarım alanlarını yok ederek kuraklığa yol açar. Bu kuraklık su savaşlarına ve sorunlarına yol açmaktadır.  Bu şekilde uluslararası huzursuzluk artar, kargaşa ve katliamlara neden olmaktadır.

Bunları genel başlıklar halinde toplayacak olursak;

  • İklim değişikliği meydana gelir,
  • Coğrafya değişikliğine neden olur,
  • Su kaynakları kurur,
  • Erozyona neden olur,
  • Toprak verimliliğini kaybeder,
  • Enerji kıtlığı oluşur,
  • Canlı çeşitliliği azalır,
  • Beslenme sorunu ortaya çıkar,
  • Hastalıklar artar,
  • Erken ölümlere neden olur.

En Çok Çocuklar Etkileniyor

Dünya üzerinde her 10 insandan 9’u kirli hava soluyor. Bu durumda birçok hastalığa neden oluyor. Bazı şehirlerde acil durum ilan edilirken bu durumdan en çok çocuklar etkileniyor.

Bağışıklık sisteminin ve solunum sistemlerinin zayıf olmasından ve gelişmemesinden dolayı çabuk hastalanan çocuklarda erken ölüm meydana geliyor. Bu konu ile farklı istatistikler mevcutken; Her yıl ortalama çevre kirliliği sorunundan dolayı ölenlerin sayısı yaklaşık 10 milyonu bulurken, bunların yüzde kırkını yani 4 milyonu çocuklar oluyor.

Havaya yayılan gazlar ile asılı kalan partikülleri soluyan çocuklar; çeşitli solunum yolları hastalıklarına yakalanıyor ve her yıl yaklaşık 4 milyon çocuk hava kirliliği nedeni ile ölüyor. İstatistiklere göre her yıl 550 binden fazla çocuk pasif içicilik ve hava kirliliği ile ölüyor. 400 bine yakın çocuk suya erişim ve yetersiz temizlik ile ölüyor. 200 bin çocuk ise sıtma ile ölüyor.

Su Kirliliği

Güncel dünya nüfusu 7.700 milyardır. Bu nüfusun 2050 yılında 10 milyar kişi olması bekleniyor. Durum böyleyken ve her geçen gün dünya nüfusu artarken; doğal kaynaklara olan ihtiyaçlarda artmaktadır. Özellikle su kaynakları nüfus artımından büyük derecede etkilenmektedir.

Aşağıda bazı istatistikler verilmiştir;

  • 5 milyar insan kanalizasyon hizmeti alamamaktadır.
  • Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 18’i yani; 1.386 milyar insan tuvalet ihtiyacını açıkta gidermektedir. Bu durum yakınlarında bulunan su kaynaklarının kalitesini düşürmektedir.
  • Kirli su insanlarda; kolera, sıtma ve ishal gibi ölümcül hastalıklara yol açmaktadır. Yıllık sıtmadan ölenlerin sayısı 500 bini geçmektedir.
  • Dünya genelinde ölümlerin yaklaşık yüzde 3’ü temiz olmayan su veya yetersiz sudan ölmektedir.
  • Her gün yaklaşık 2 milyon tondan fazla atık su, tarım alanları veya su kaynaklarına akıtılmaktadır.

Evsel Atık ile Su Kirliliği

Türkiye’de kırsal bölgelerin çoğunda kanalizasyon şebekesi yani atık su hizmeti yoktur. Bu sular direkt olarak doğaya salındığından temiz su kaynaklarının da kirlenmesine neden olur. Bilinçsiz tüketimde su kirliliğinin nedenlerinden birisidir.

Endüstriyel atıkların suya karışması ile su kirliliği önemli ölçüde artmaktadır. Dünya’da her gün yaklaşık 2 milyon ton su tarım ve su alanlarına aktarılmaktadır. İnsanların bilinçsiz bir şekilde tatile gittikleri sahillerde bıraktıkları atıkların denizlere karışması ile denizde yaşayan balık ve diğer deniz canlılarının zarar görmesine neden olur. Göllere atılan atık sular ile gölde yaşayan canlılar yok olmanın eşiğine gelmiştir.

Her yıl okyanuslara yaklaşık 4.8 milyon tondan fazla çöp okyanuslara atılmaktadır. Bu atıklar 12.7 milyon tonu bulabilmektedir. Bu atıkların yaklaşık Yüzde 20’si okyanusların dibine çökmektedir. 2025 yılında okyanusun dibinde biriken çöplerin ağırlığının 250 milyon tona ulaşılacağı düşünülmektedir. Okyanuslara atılan atıkların yaklaşık yüzde 83’ünden 20 ülke sorumlu tutulmaktadır.

Endüstriyel Atıklar ile Su Kirliliği

Endüstriyel atıklar fabrikalardan denizlere, göllere ve nehirlere dökülen katı ve sıvı atıklar olarak adlandırılabilir. Nüfusun artması ile ihtiyaçların artması sonucu kurulan endüstriyel atıklar okyanuslara büyük zarar vermektedir. Milyonlarca hayvanın ölümüne neden olan ve yüzlerce hayvanın neslinin tükenmesine yol açan endüstriyel atıklar gelişmiş ülkelerde daha çok görülmektedir.

Bu atıkların geri dönüştürme maliyetleri veya bu atıkları azaltmak için alınacak bazı önlemlerin maliyetinin yüksek oluşundan dolayı fabrikaların birçoğu bu maliyetleri karşılayamadığından atıklarını denizlere döküyorlar. Atık su arıtma tesisleri olmayan fabrikalar; demir, civa, kurşun gibi ağır metaller bünyeden atılmadığından canlılar için büyük tehlike oluşturmaktadır.

Tarımsal Saha Kirliliği

Su kaynaklarının kimyasal ve bakteriyolojik maddeler tarıma da büyük zararlar vermektedir. Tarımsal alanların sulanması ile bu maddeler bitkilere geçerek insan sağlığına da büyük zararlar vermektedir. Bu maddeler toprağın verimliliğini de azaltmaktadır. Tarımsal alanların azalması peşinde kıtlığı ve açlığı da getirmektedir.

Toprak Kirliliği

Toprak Kirliliği; Toprağın, insan etkileri yani atıkları sonucu oluşan çeşitli bileşiklerin, toprakta yaşayan canlılara ve bitkilere ve bunlardan beslenen canlılara etkide bulunarak zarar vermesidir.

Endüstriyel Atıkların Toprağa Zararı

Tehlikeli endüstriyel atıklar kimyasal katı, sıvı ve gaz şeklindedir. Bu atıkların doğrudan doğaya verilmemesi gerekir. Fakat dünyada bu yönetmelikler henüz yeterli değildir. Özellikle, Asya ve Amerika’da ki ülkeler sermayelerini katlamak ve kar etmek için bu konuda yönetmelikler yeterli değildir.

Evsel Atıkların Toprağa Zararları

Evsel atıkların çoğunu mutfak ve bahçeden çıkan atıklar oluşturur. Bu atıklar; kağıt, tekstil, cam, plastik, pil gibi atıklar oluşturur. Özellikle pillerin içerisinde bulunan; civa, kadmiyıum, nikel gibi metallerin doğada çözülmesi çok uzun yıllar almaktadır. Aşağıda bu maddelerin doğada ne kadar yılda çözüldüğü gösterilmektedir.

Maddeler

Doğada Kaç Yılda Çözülür

Cam Şişe

4000 Yıl

Plastik

1000 Yıl

Pil

300 Yıl

Kutu Kola

10 Yıl

Sigara İzmariti

1-2 Yıl

Yün

1-2 Yıl

Deterjan

400 Yıl

Evsel atıklar haşerelerin üremesine ve çeşitli hastalıkların çıkmasına neden olur.

Özel Atıklar

Teknolojinin gelişmesine bağlı olarak ortaya çıkan, çevreyi ve insan sağlığını tehlikeye düşüren, endüstriyel nitelikli atıklardır. Bu atıkların uzaklaştırılması özen gerektirmektedir. Hastane atıkları, sanayi atıkları, radyoaktif atıklar ve piller bu atıklara örnek olarak verilebilir.

Hava Kirliliği

Hava kirliliği; ısınma, endüstriyel ve motorlu taşıtlardan ortaya çıkan gazlardan oluşan kirliliktir. Bu gazlarla havada asılı kalan partiküller insan sağlığına büyük zarar verir. Solunum yolu hastalıklarını ortaya çıkarır ve bu hastalıkların iyileşme oranını düşürür.

Isınmadan Kaynaklanan Çevre Kirliliği

Dünyada ısınma amacı için, düşük kalorili ve kükürt oranı yüksek kömürlerin yaygın olmasından dolayı ortaya çıkmaktadır. Bu kömürler ucuz ve kalitesizdir. Bu kömürlerin kullanılması ve yakma tekniğinin yanlış uygulanması nedeni ile hava kirliliği ortaya çıkmaktadır.

Türkiye’de yaklaşık 16 milyon doğalgaz abonesi varken; yaklaşık 10 milyon hanede soba kullanılmaktadır.

Motorlu Taşıtlardan Kaynaklanan Çevre Kirliliği

Nüfus artışı ve gelir düzeyinin yükselmesi ile, motorlu taşıtların sayısı da artmıştır. 2009 yılında Türkiye’de bin kişi başına 98 otomobil düşerken bu sayı 2019 yılında 150’ye (Çevre Kirliliğinin Nedenleri” başlığı altında tabloda anlatılmıştır.) çıkmıştır. Bu otomobillerden çıkan egzoz gazları, hava kirliliğine neden olmaktadır. Kurşun emisyonunun yüzde 100’e yakın olduğu araçlardan kaynaklanan trafiğin olduğu bölgelerde insan sağlığına büyük zararlar vermektedir.

Endüstri Tesislerinden Kaynaklanan Çevre Kirliliği

Sanayi tesislerinin kurulumu için yanlış yerlerin seçimi, gerekli tedbirlerin alınmaması, uygun teknolojilerden yararlanılmaması, enerji üretimi için yüksek kükürt içeren yakıtların kullanımı kava kirliliğine yol açmaktadır. Çevre kirliliği sorununun en büyük nedeni Endüstriyel atıklardır.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir Yorum

  1. gayet güzel ve açıklayıcı bir yazı olmuş. Normalde bir şey okurken anında sıkılırım. Bu yazıyı soluksuz bir şekilde okudum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı